Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

Haberler

AIDS Kronik Bir Hastalık Olma Noktasına Geldi

AIDS kronik bir hastalık olma noktasına geldi

Hürriyet_Logo_Küçük
11 Mart 2016

KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Ergönül: “AIDS, son yıllarda yeni keşfedilen ilaçlarla kronik bir hastalık olma noktasına geldi.”

AIDS kronik bir hastalık olma noktasına geldi

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, AIDS’in son yıllarda yeni keşfedilen ilaçlarla kronik bir hastalık olma noktasına geldiğini bildirdi.

HER YIL 2 MİLYON KİŞİ HIV KAPIYOR

Ergönül, her yıl 220 bini çocuk 2 milyon kişinin HIV ile infekte olduğunu belirterek yine her yıl 150 bini çocuk yaklaşık 1,2 milyon kişinin ise AIDS nedeniyle öldüğünü anlattı. AIDS’in bir zamanlar çok sayıda ilaçla tedavi edilebilen ve beklenen yaşam süresi çok kısa bir hastalık olduğunu anımsatan Ergönül, “AIDS, son yıllarda yeni keşfedilen ilaçlarla kronik bir hastalık olma noktasına geldi” dedi.

“SAYIMIZ HALA DÜŞÜK”

Ergönül, bu hastalığa yakalanmış kişilerin günde sadece bir kez ilaç kullandığını ve büyük bir kazanım sağlandığını vurgulayarak tıpta bunun kronik bir hastalıkmış gibi, Hepatit C, kronik Hepatit B gibi tedavilerinin yapılabildiğini anlattı. Buna karşın AIDS’in bir enfeksiyon hastalığı olduğunun unutulmaması ve başkalarına bulaştırılmaması gerektiğini vurgulayan Ergönül, “Ülkemizde ise son yıllarda AIDS’li hasta sayısında artış var. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ise sayımız hala düşük ancak özellikle batı ülkelerinde sayı azalırken bizde bir artış seyri görmekteyiz” dedi.

“HASTALIĞIN ÇÖZÜMÜ YOKMUŞ GİBİ KARAMSARLIĞA DÜŞMESİNLER”

Ergönül, AIDS hastalığına yakalandığı konusunda şüphe duyanların korkmadan, çekinmeden ve kaygı duymadan bir an evvel teşhis yaptırması ve tedavi yoluna gitmesi gerektiğine işaret ederek tedavi ne kadar erken ve doğru olursa ölüm riskinin de o kadar düşük olduğunu vurguladı.HIV virüsü taşıyan bir kişinin hastalığın son evresine gelmeden normal bir şekilde hayatını sürdürebileceğine dikkati çeken Ergönül, “Vatandaşlarımız, bu çağda hastalığın çözümü yokmuş gibi karamsarlığın içine düşmesinler” görüşünü kaydetti.

İlgili Diğer Haberler:

http://aa.com.tr/TR/saglik/aids-kronik-bir-hastalik-olma-noktasina-geldi/535356

http://www.ntv.com.tr/saglik/aids-kronik-hastalik-olma-noktasinda,mhKnBEAIMkKeCeZZ2htnEQ

http://www.cnnturk.com/saglik/aids-gittikce-kroniklesiyor

http://www.posta.com.tr/saglik/HaberDetay/-AIDS-kronik-hastalik-olma-noktasina-geldi-.htm?ArticleID=331730

http://www.bugun.com.tr/son-dakika/-aids-kronik-bir-hastalik-2090585.html

http://beyazgazete.com/haber/2016/3/11/aids-kronik-bir-hastalik-olma-noktasina-geldi-3163876.html

http://www.haberler.com/aids-kronik-bir-hastalik-olma-noktasina-geldi-8247404-haberi/

http://www.haber3.com/aids-kronik-bir-hastalik-olma-noktasina-geldi-3902866h.htm

http://www.haber24.com/aids-kronik-bir-hastalik-olma-noktasina-geldi-haberi-981066

http://www.pusulahaber.com.tr/aids-kronik-bir-hastalik-olma-noktasina-geldi-426347h.htm

http://www.habergri.com/saglik-haberleri/aids-kroniklesiyor-h34397.html

 

Göçler Türkiye'de Şark Çıbanı, Çocuk Felci ve Kızamık Hastalıklarını Artırdı

Bu video Adobe Flash Player’ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

 

‘Göçler Türkiye’de şark çıbanı, çocuk felci ve kızamık hastalıklarını artırdı’

‘Göçler Türkiye’de şark çıbanı, çocuk felci ve kızamık hastalıklarını artırdı’

TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, Ortadoğu’dan başlayan yeni göç dalgasının Türkiye’de şark çıbanı, çocuk felci ve kızamıkta artışa neden olduğunu belirterek, “Suriye’de olan bir sorun yarın Hamburg’da, Londra’da bir şekilde görülebiliyor. İstanbul ve Ankara da bu açıdan son derece kritik” dedi.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği’nce bu yıl 30’uncusu düzenlenen KLİMİK-2016 Kurultayı Antalya’nın turizm bölgesi Belek’te başladı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Ergönül ‘yeni hastalıklar’ kavramının Türkiye’de ve dünyada önem kazandığını belirterek, bu noktada Türkiye’nin doğu ve batı arasında köprü konumuyla kritik önemde olduğunu söyledi.

Son dönemde özellikle Suriyeli göçmenlerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışmalarının yeni hastalıkları batı dünyasının gündeme almalarına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Ergönül, Avrupa Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nin önemli toplantılar yaptığını kaydetti.

Selanik’te konuyla ilgili geçen hafta bir toplantıya katıldığını, Antalya’da bu yıl 30’uncusu düzenlenen KLİMİK-2016’da bu konuyu ele aldıklarını aktaran Prof. Dr. Ergönül, toplantılarda tartışmaların ‘Göçler nedeniyle yeni gelen enfeksiyonlar var mı?’ sorusu etrafında şekillendiğini kaydetti.

Türkiye açısından güney illerde ‘leşmanya’ yani ‘şark çıbanı’ hastalığı sayısının arttığını; bir dönem Türkiye’de tamamen yok edilmiş ‘çocuk felci’ riskiyle Türkiye’nin karşı karşıya kaldığını, kızamığın bir dönem arttığını belirten Prof. Dr. Ergönül, “Bunun dışında çok değişik, bilmediğimiz farklı bir hastalık gelmedi. Örneğin Ortadoğu solunum sıkıntısı virüsü, ‘Mers’ diye bilinen bir virüs vardır. Solunum sıkıntısına neden olan ve yüzde 50 öldürücü bir hastalık. Ortadoğu virüsü ülkemizde sadece 2- 3 hastada tespit edildi. Onlar da Arabistan’a seyahat etmiş kimselerdi. Ciddi bir artış olmadı” diye konuştu.

Suriye’den göç dalgasının bilinen, Türkiye’de var olan hastalıklara ek olarak çok aşırı yüksek enfeksiyon riski saptanmadığının altını çizen Prof. Dr. Ergönül, “Göçmenlerle HIV/AIDS artışı olmadı. Tüberküloz vakaları zaten vardı ancak bir artış olabilir” dedi. Ancak tüberkülozun Avrupa için bir risk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ergönül, şunları söyledi:

İSTANBUL VE ANKARA KRİTİK

“Avrupalı meslektaşlarımız daha az bilgililer. Türkiye arada bir ülke olduğu için hem Avrupa’nın, hem Asya’nın, hem de Afrika’nın hastalıklarını bilmek durumundayız. Yeni göç dalgasıyla dünya ölçeğinde bilgilerimizin eşitlendiği bir noktaya gidiyoruz. Dünya global bir yapıda olduğunu göstermiş oluyor. Bugün Suriye’de olan bir sorun yarın Hamburg’da, Londra’da bir şekilde görülebiliyor. İstanbul ve Ankara da bu açıdan son derece kritik.”

Prof. Dr. Ergönül, göç ve yeni enfeksiyonlar konusunda dikkat çekilmesi gereken bir noktanın da ancak sağlıklı insanların göçte nihai hedefe ulaşabilmesi olduğunu söyledi. Bu durumu ‘seleksiyon’ olarak ifade eden Prof. Dr. Ergönül, “Hasta olanlar, ağır hastası olanlar belki kıpırdayamıyor. Her zaman daha ileriye gidebilenler sağlıklı olanlardır. Bunların bir kısmı yolda ölebiliyor. Karşılaştığımız sağlıklı popülasyonu görebiliyoruz. Bir buzdağının ucunu ancak görüyoruz. O anlamda uyanık ve dikkatli olmalıyız” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’nın göçmen alan illerde ‘Göçmen Poliklinikleri’ oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ergönül, burada kontrollerin iyi yapılması gerektiğinin altını çizdi.

İlgili Diğer Haberler:

http://www.cnnturk.com/saglik/gocler-turkiyede-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi

http://www.canlihaber.com/gocler-turkiyede-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi-131927h.htm

http://gazetebir.com.tr/haber/goc-sagligi-cokertiyor/

http://www.gercekgundem.com/kadin-saglik/195582/goc-nedeniyle-bu-3-hastalik-artti

http://mygazete.com/icerik_detay/gocler-hastaliklari-da-getirdi

http://www.haberler.com/gocler-turkiye-de-sark-cibani-cocuk-felci-ve-8244356-haberi/

http://www.songundem.com/haber/19366847/

http://www.dha.com.tr/gocler-turkiyede-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi_1162005.html

http://www.haber24.com/gocler-turkiye-de-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi-haberi-964727

http://www.akithaber.com/-gocler-turkiye-de-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi-_h5182922.html

http://www.haber1.com/haber/541449/gocler-turkiyede-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi

http://www.haber3.com/gocler-turkiyede-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi-3901265h.htm

http://www.antalyasonhavadis.com/haber/7339/gocler-turkiyede-sark-cibani-cocuk-felci-ve-kizamik-hastaliklarini-artirdi.html

‘Göçler Türkiye’de şark çıbanı, çocuk felci ve kızamık hastalıklarını artırdı’

 

KLİMİK 30 Yıl Kurultayı

KLİMİK 30. Yıl Kurultayı

Hürriyet_Logo_Küçük
AA

KLİMİK 30. Yıl Kurultayı

– Dernek Başkanı Prof. Dr. Ergönül: – “Genel olarak Türkiye’de grip aşısı uygulama oranı yüzde 3’ün altında. Bu rakam gelişmiş ülkelere bakıldığında çok düşük” – Dernek Genel Sekreteri Doç. Dr. Tekin: – “Yavaş yavaş grip sezonunun sonuna gelindi. Hasta sayısında rakamlarımız yok ama çok görüldüğü yönünde düşünceler var”

ANTALYA (AA) – Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, Türkiye’de grip aşısının uygulanma oranının düşüklüğüne işaret ederek “Genel olarak Türkiye’de grip aşısı uygulama oranı yüzde 3’ün altında. Bu rakam gelişmiş ülkelere bakıldığında çok düşük” dedi.

KLİMİK 30. Yıl Kurultayı kapsamındaki basın toplantısında, aşılama çalışmaları ve enfeksiyon hastalıklarıyla ilgili güncel gelişmeler değerlendirildi. Dernek Genel Sekreteri Doç. Dr. Süda Tekin, bulaşıcı hastalıkların dünyayı hala tehdit ettiğini vurguladı. Grip hastalığının, her yıl ciddi şekilde dünyayı tehdit ettiğini anlatan Tekin, “Bu yıl da grip, ülkemizde değişik şekillerde görüldü. Ocak ve şubat ayında olgularımız arttı. Maalesef yine kaybettiğimiz olgular var” dedi.Tekin, Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) iki hafta önce aşıların koruyuculuğu ile ilgili bilgiler yayınladığını hatırlatarak, “Aşının gribe karşı yüzde 60 koruyuculuğu olduğunu açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü ve CDC, sağlık çalışanları başta olmak üzere 65 yaşını geçmiş yaşlılar, diyabet, kronik karaciğer, akciğer hastaları, astım, bronşit, kronik böbrek hastalığı ve özellikle kanser ile HIV-AIDS hastaları gibi toplumdaki riskli kişiler başta olmak üzere herkese aşıyı önermekte” dedi.Grip aşısının eylül-kasım aylarında yapılması gerektiğini bildiren Tekin, “Yavaş yavaş grip sezonunun sonuna gelindi. Bu sezonda mutlak hasta sayısında rakamlarımız yok ama çok görüldüğü yönünde düşünceler var. Eğer aşılanma olsaydı bu hastaların yüzde 60-70’i olmayacaktı” diye konuştu.

– “Türkiye’de grip aşısı oranı yüzde 3’ün altında”

KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül de Türkiye’de sağlık çalışanlarının aşılanma oranlarının yüzde 20-30’ları aşmadığına dikkati çekerek, “Genel olarak Türkiye’de grip aşısı uygulama oranı yüzde 3’ün altında. Bu rakam gelişmiş ülkelere bakıldığında çok düşük. Sadece grip değil, zatürre aşısı da o derece” ifadelerini kullandı.

Tamamlayıcı tedavilere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ergönül, “Bilim dünyası, dünyanın neresinde hangi ülkesinde, coğrafyasında, dağında biten çiçeklerden ne üretebiliriz peşinde koşuyor. Bunun lokal uygulamaları da olabilir. Afrika’nın bilmem ne kabilesi, bir bitkiyi kullanıyor olabilir. Bunu yakalayıp, ilaç haline getirip tüm insanlığın yararına sunmak çok önemli bir çaba. Bunu destekliyoruz, izliyoruz. Hacamat ve sülük tedavileri, halkı yanlış yönlendiren cahilce uygulamalardır. Biz buna karşı değiliz. Bunlar gerçekten yararlıysa, yararı gösterilir, kanıtlanır ve ortaya konur ama bunun gerçekten olup olmadığını görmek zorundayız” şeklinde konuştu.

– “Aşı grip yapmaz”

KLİMİK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap ise antibiyotiklerin gripte etkili olmadığını, bu ilaçların tüm dünyada yanlış kullanıldığını bildirdi.Prof. Dr. Azap, şöyle konuştu:”Ülkemizde yazılan reçetelerin yaklaşık yüzde 60’ı virüslerin sebep olduğu üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle antibiyotik içeren reçetelerdir. Dolayısıyla bunlar yanlış reçeteler. Kesinlikle antibiyotik kullanmamak gerekiyor. Nezle ve grip geçiren hastaların, her zaman doktora da başvurması gerekmediğini bilmesi gerekiyor. Zaten nezle genelde ayakta atlatılan bir hastalık. Grip biraz daha ağırdır. Grip hastalarının da birtakım ateş düşürücü ilaçlarla evde dinlenmeleri durumunda bir iki gün içerisinde daha iyi hissetmeleri ve 1 hafta içinde iyileşmeleri mümkün ama tabii bazı belirtiler mutlaka doktora gitmeyi gerektirir. Bu da kişilerin ateşlerinin 39-40 derecelerde olması, nefes darlığı, aşırı halsizlik ve sürekli uyku gibi birtakım ağır belirtiler olması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar. O zaman da hastalara antibiyotik değil antiviral ilaçlar verilir.”Toplumda “Grip aşısı oldum daha çok gribe yakalanıyorum” şeklinde bir algı bulunduğunu dile getiren Azap, bunun tıbben mümkün olmadığını vurguladı. “Grip aşısı, grip yapmaz” diyen Azap, “Grip aşısından dolayı hastaneye yatan veya ölen hiçkimseyi görmedim ama her sene gripten dolayı hastaneye yatan ve maalesef hayatını kaybeden onlarca hastayla uğraşıyorum. Grip aşısını, özellikle risk gruplarının özellikle olması gerekiyor” ifadesini kullandı.

İlgili Diğer Haberler:

http://beyazgazete.com/haber/2016/3/10/klimik-30-yil-kurultayi-3162325.html

http://www.haberler.com/klimik-30-yil-kurultayi-8245156-haberi/

http://www.sondakika.com/haber/haber-klimik-30-yil-kurultayi-8245156/

http://www.hastane.com.tr/saglik/klimik-30-yil-kurultayi.html

 

Zika Virusu Şu An Türkiye için Ciddi Bir Tehdit Değil

“Zika virüsü şu an Türkiye için ciddi bir tehdit değil”

Hürriyet_Logo_Küçük
AA

KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Ergönül: “Şu an Zika virüsü, Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturmuyor. Ancak salgın bölgelerine seyahat eden gebeler risk altında olabilir. O bölgelere gitmemelerini öneririz”

ANTALYA (AA) – Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, Zika virüsünün şu an Türkiye için ciddi tehdit oluşturmadığını belirterek, “Ancak salgın bölgelerine seyahat eden gebeler risk altında olabilir. O bölgelere gitmemelerini öneririz” ifadelerini kullandı.

KLİMİK’in 30. Yıl Kurultayı, Belek Turizm Bölgesi’ndeki bir otelde başladı.

Prof. Dr. Ergönül, yaptığı açıklamada, enfeksiyon hastalıklarının her dönem insanlığı tehdit ettiğini bildirdi.

Ulaşımın kolay ve hızlı olması, kalabalık nüfus, bazı bölgelerde temiz ve kullanılabilir su kaynaklarının yetersizliği gibi nedenlerle enfeksiyon etkenlerinin yayılımının her geçen gün arttığına dikkati çeken Ergönül, bu yıl Zika virüsünün tüm dünyayı alarma geçirdiğini vurguladı.

Ergönül, sivrisineklerle bulaşan bu hastalığın, 2007’den önce insanlarda çok nadir görülmesi nedeniyle virüsle ilgili geniş kapsamlı çalışmalar yapılmadığını kaydetti.

– “Salgın bölgelere giden gebeler risk altında”

Zika virüsünün şu an Türkiye için ciddi tehdit oluşturmadığını belirten Ergönül, “Ancak salgın bölgelerine seyahat eden gebeler risk altında olabilir. O bölgelere gitmemelerini öneririz” ifadelerini kullandı.

Ergönül, şu bilgileri paylaştı:

“Enfeksiyon oluştuğunda hafif seyirli ve kendini sınırlar niteliktedir. En sık semptomları ateş, döküntü, eklem ağrısı ve göz iltihabıdır. Bunlara ilaveten kas ve baş ağrıları da görülebilir. İnkübasyon periyodu bilinmemekle birlikte muhtemelen birkaç gün ile bir hafta arasında olması muhtemel görünmektedir. Zika virüs enfeksiyonuna bağlı ölüm çok nadirdir. Virüs, enfekte kişilerin kanında yaklaşık bir hafta kalır ancak bazılarında bu süre uzayabilir.”

Zika virüsüne karşı aşı geliştirilmesi ve yaygın testlerin başlamasının 18 ay alabileceğine işaret eden Ergönül, hastalığı önleyecek ya da tedavi edecek özel bir ilacın bulunmadığını kaydetti.

– “Rakamlar geçen senelerle aynı”

KLİMİK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap da kurultayda ele alınacak konulardan birinin de grip olduğunu ifade etti.

Türkiye’de bu yıl griple ilgili rakamların, geçen senelerle aynı olduğunu belirten Azap, dünyada her yıl 500 bin ile 1 milyon arasında insanın, gripten öldüğüne dikkati çekti.

H1N1 virüsü hakkında bilgi veren Azap, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Doğadaki asıl kaynağı yabani kuşlar ve onlardan hastalığı alan domuzlardır. Bu hayvanlardan insana bulaşırlar. İlk bulaştıklarında, henüz insandan insana bulaşma yeteneği kazanmadıkları dönemde, bu şekilde ‘domuz gribi’, ‘kuş gribi’ gibi isimler alırlar. Ancak insandan insana bulaşmaya başladıkları zaman artık insan virüsüdürler ve mevsimsel grip yaparlar. Tıpkı halen insanlarda mevsimsel grip yapan H3N2 virüsü gibi. Bundan sonra yeni bir virüs ortaya çıkana kadar 10-30 yıl boyunca mevsimsel grip bu virüslerle olacak.”

– “Risk grubundakilerin yüzde 27’si aşı oluyor”

Azap, yaş ilerledikçe aşıların koruyuculuğunun azaldığını, ABD’de 65 yaş üzerindekiler için grip aşısı geliştirildiğini, bunun yakın zamanda Türkiye’de de kullanılacağını vurguladı.

Türkiye’de grip aşısı yaptırma oranının düşüklüğüne değinen Azap, Ankara’da gerçekleştirdikleri çalışma sonucunda, risk grubundaki hastaların yüzde 27’sinin aşı olduğunu, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 50’lerin üzerine çıktığını kaydetti.

Türkiye’de oranın düşük olmasının çeşitli nedenleri bulunduğunu bildiren Azap, “Çalışmamızda bunun nedenlerine ilişkin ilginç sonuçlar çıktı. Örneğin, hekimlerin önermesi durumunda hastaların yüzde 90’dan fazlası aşıyı oluyor. Bu nedenle hekimlere de önemli sorumluluk düşüyor” ifadelerini kullandı.

Kurultayda, enfeksiyon hastalıklarının tüm yönleriyle masaya yatırılacağı belirtildi.

İlgili diğer haberler:

http://www.milliyet.com.tr/prof-dr-onder-ergonul-suan-icin-zika-istanbul-yerelhaber-1262730/

http://haber.star.com.tr/saglik/zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-degil/haber-1094522

http://www.haberturk.com/saglik/haber/1209120-prof-dr-onder-ergonul-su-an-zika-virusu-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-olusturmuyor

http://www.haberler.com/zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-8240043-haberi/

http://www.kentgundemi.net/saglik/zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-degil-h52310.html

http://www.konhaber.com/haber-zika_virusu_su_an_turkiye_icin_ciddi_bir_tehdit_degil-500679.html

http://www.songundem.com/haber/19350066/

http://www.palo.com.tr/a/zika-vir%C3%BCs%C3%BC-%C5%9Fu-an-t%C3%BCrkiye-i%C3%A7in-ciddi-bir-tehdit-de%C4%9Fil-1238729

http://www.haber7.com/antalya/1834846-zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-degil

http://www.sondakika.com/haber/haber-zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-8240043/

http://beyazgazete.com/haber/2016/3/9/zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-degil-3159636.html

http://www.yenihaberden.com/zika-virusu-su-an-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-degil-185473h.htm

http://www.uskudarses.com/haber/prof-dr-onder-ergonul-suan-icin-zika-virusu-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-olusturmuyor-67774.html

http://www.bugun.com.tr/son-dakika/-zika-virusu-su-an-2088706.html

http://www.yeniakit.com.tr/haber/zika-virusu-turkiye-icin-tehdit-olusturmuyor-146636.html

http://www.avrupabulteni.com/prof-dr-onder-ergonul-suan-icin-zika-virusu-turkiye-icin-ciddi-bir-tehdit-olusturmuy-472067h.htm

http://aktifmedya.com/2016/03/politika/zika_virusu_turkiye_icin_tehdit_olusturmuyor-11898.html

 

Yaşlılar İçin Grip Aşısı Geliştirildi

Milliyet_11_Mart_2015 (YAŞLILAR_İÇİN_GRİP_AŞISI_GELİŞTİRİLDİ)_rev

 

 

ntv_logo

Dirençli bakteri yüzünden ameliyat yapılamayacak.jpg

Türkiye’de bilinçsiz ve gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçilmeye çalışılıyor. Antalya’daki kongrede, direnç kazanan bakterilere dikkat çekildi ve böyle giderse, bazı ameliyatların yapılamayacağı belirtildi.

Türkiye’de gereksiz antibiyotik kullanımının tehlikeli boyutlarda olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Alpay Azap, “Dirençli bakteriler yüzünden çok basit tıbbi girişimleri bile yapamaz hale geleceğiz. Mesela prostat ameliyatları olamayacağız. Çünkü idrar yolunda enfeksiyon varsa herhangi bir şekilde ameliyat yapılamaz” uyarısında bulundu.

Antibiyotiğin gereksiz kullanımının bazı hastalıkların tedavisinde ciddi risk oluşturduğunu belirten Dr. Azap, “Antibiyotikleri akılcı kullanmak, gerekmedikçe kesinlikle kullanmamak gerekir, dirençli bakterilerin ortaya çıkmasını engellemek acısından. Her ilaca dirençli enfeksiyonlarla karşılaşıyoruz. Bu gidişle kemik iliği nakli de yapamayacağız” dedi.

ANTİBİYOTİK KARACİĞER VE BÖBREKLERİ TAHRİP EDİYOR

Bilinçsiz ve fazla kullanılan antibiyotikler nedeniyle bakterilerin direnç kazandığına dikkat çekene Dr. Azap, “Nezle, grip, sinüzit gibi hastalıkların yüzde 80 ile 90’ını virüslerle oluşuyor. Yüzde 90’ına gereksiz yere antibiyotik veriliyor” değerlendirmesini yaptı.

Antibiyotik özellikle karaciğer ve böbrekte büyük tahribata yol açıyor. Uzmanlar karaciğer yetmezliğine varan sonuçlarla karşılaştıklarını belirtiyor.

ntv_logo

Türkiye enfeksiyon hastalıkları haritası.jpg

Türkiye’nin enfeksiyon haritasına göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hepatit görülme oranı yüzde 9. Yurdun batısında ise bu oran yüzde 1’e düşüyor.

Antalya’da düzenlenen sağlık kurultayında,Türkiye‘nin enfeksiyon haritası çıkarıldı.
Buna göre her bölge, hastalıkların görülme sıklığında farklılık gösteriyor.

Hepatit B, Güneydoğu’da yüzde 9 oranında varlık gösteriyor. İzmir’de ise bu oran sadece yüzde bir.

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, “Güneydoğu’da hepatit B’nin bu kadar yüksek olması çok kalabalık evlerde oturulmasından kaynaklanıyor. Aynı evde çok sayıda insanın bulunmasıyla çok yakın temasla ilişkili. Ve aile içi geçişlerin de olduğunu düşündüren boyutta bir yüksek enfeksiyondan bahsediyoruz” dedi.

HEPATİT C KAN NAKİLLERİYLE BULAŞABİLİYOR

Kan nakillerinin olduğu bölgelerde en fazla rastlanan enfeksiyon hastalığı ise hepatit C.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ise ilk olarak Tokat’ta başladı. Daha sonra kent çevresine, Çorum, Yozgat, Samsun ve Gümüşhane’nin ilçelerine yayıldığını belirten Prof. Ergönül, “KKKA’yı taşıyan kene İstanbul’dakinden daha farklı. İstanbul’un kenesiyle Kırım Kongo farklılık gösteriyor. İstanbul’da Kırım Kongo görmezken, o bölgelerde kenenin yapısında bağlı olarak virüs taşınabiliyor” ifadesini kullandı.

Uzmanlar, sığınmacıların enfeksiyon hastalıklarında ciddi bir artışa neden olmadığına da dikkat çekti.