Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

KLİMİK 2019’dan Röportajlar: Dr. Peter Donnelly

Dr. Peter Donnelly ile Röportaj

Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı ve antimikrobiyal tedavi alanına yönelmenizi sağlayan neydi?

Londra’da mikrobiyolog olarak ilk başladığım dönemlerde mikroorganizmaların in vitro koşullarda davranışlarını incelemeyi ve dolayısıyla mikrobiyolojiyi seviyordum. 1980’lerin başında seftazidimle ilgili çalışmalar yaptım. Gram negatif infeksiyonlardan sonra Aspergilloz ve tedavisi ile ilgili klinik araştırma yapmak üzere Nijmegen’e gittim. Sonuçta bakteriyoloji ve mikoloji ilgilendiğim alanlar ve hematoloji ekibinde mikrobiyolog olarak halen çalışmaktayım.

Günümüz antimikrobiyal yönetimiyle ilgili neler düşünüyorsunuz? 

Bununla ilgili en büyük mücadele insanların davranışlarını değiştirmektir. Doğru bilinen bir şeyi davranışa geçirmek kolay olmuyor maalesef. Örneğin bizim hematoloji kliniğindeki hastalara antibiyotik başlarken geniş spektrumda başlanıyor. Klinik durumuna göre tedavi deeskalasyonu yapılmıyor, çünkü kimse evinden telefonla uyandırılmak istenmiyor. Bazen tüm etkenlerin kapsandığı kombine tedaviler de verilebiliyor. Elimizdeki imkanları doğru ve akılcı şekilde kullanmalıyız.

JAC başeditörü olarak kaliteli yayınlarla ilgili söyleyecekleriniz nelerdir? Umut verici mi?

En başta çalışmanın metodolojisini iyi kurgularsak bulduğumuz sonucu yayınlatabilme şansımız olur tabii ki. Günümüzde eskiye kıyasla birçok dergi olmasına rağmen, yayın yapmak daha zorlaştı. İlgilendiğiniz alanda daha çok okuyup daha fazla araştırma yapmalısınız, böylece donanımınızı arttırarak argümanınızı rahatça ortaya koyabilirsiniz.

Son olarak genç Türk araştırmacılara önerileriniz nelerdir?

Yaptığınız çalışmayı nerede olursanız olun İngilizce olarak yayınlatmak durumundasınız. Örneğin, Hollanda’da yayınların neredeyse tümü İngilizce yayınlanıyor ve artık Flemenkçe neredeyse unutulmaya başlandı. Dünyanın pek çok yerinde ikinci dil olarak İngilizce öğretiliyor, bu anlamda şanslısınız. Gençlere öncelikle çok okuyup daha sonra iyi düzeyde İngilizce öğrenmelerini ve yaptıklarını yazıya dönüştürmelerini öneriyorum.

(Röportaj, 13-16 Mart 2019’da Antalya’da gerçekleştirilen XX. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Kongresi sırasında yapılmıştır.)