Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

“Sepsis, Hayatı Ciddi Anlamda Tehdit Eden Bir İnfeksiyon Hastalığı Komplikasyonudur”


Süer: “Sepsis, Hayatı ciddi anlamda tehdit eden bir enfeksiyon hastalığı komplikasyonudur”


12 Eylül 2015, Cumartesi

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Kaya Süer üyesi olduğu, KLİMİK Antibiyotik Direnci Çalışma Grubunun hazırladığı bilgilendirme yazısını 13 Eylül Dünya Sepsis Gününde Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler dairesi Müdürlüğü’ne aktardı.

“Sepsis, hayatı ciddi anlamda tehdit eden bir enfeksiyon hastalığı komplikasyonudur. Çoğunlukla bakteriyel enfeksiyonlara bağlı olarak gelişirse de diğer çeşitli mikroorganizmalar olan mantar, virüs hatta parazitlere bağlı enfeksiyonlar sırasında da ortaya çıkabilmektedir.

Tüm dünyada her yıl milyonlarca kişinin sepsis tanısı aldığı ve her gün ortalama 20.000 kişinin sepsis nedeniyle kaybedildiği tahmin edilmektedir. Günümüzde sepsis nedeniyle ölen kişi sayısı; prostat kanseri, meme kanseri ve HİV/AİDS’e bağlı ölen kişi sayılarının toplamından daha fazladır. Sepsis’te erken tanı ve erken, etkin tedavi hayat kurtarıcıdır.

Sanılanın aksine sepsis, yalnızca hastanede yatan hastalarda gelişen enfeksiyon hastalıklarının seyri sırasında ortaya çıkan bir durum değildir. Sepsis, toplum kökenli bazı enfeksiyon hastalıklarının seyri sırasında da gelişebilmektedir. Almanya’da sepsis olgularının %40’ına evde rastlandığı bildirilmektedir. Hastayı gören hekimin sepsis tanısını akla getirmediğinde ve tedavi için hastaların hastaneye yatırılmalarında gecikme yaşandığında hastalık ilerleyerek ağır sepsis ve septik şok tabloları gelişmekte ve hastalığın ölüm ile sonuçlanma olasılığı daha da artmaktadır. Bu açıdan hekimlerin toplum kökenli bazı enfeksiyon hastalığı gelişen olgular ile karşılaştıklarında sepsisi akla getirmeleri ve hastalarını bu açıdan değerlendirerek gerekli durumlarda hastaneye yatırarak hızla etkin tedavilerine başlanmalarını sağlatmaları sepsis’li olgularda sağ kalım oranının artmasında çok önemlidir.

Sepsis’in gelişebileceği ve sık karşılaşılabilen toplum kökenli enfeksiyon hastalıkları; pnömoni (zatüre), piyelonefrit (böbreklerin enfeksiyon hastalığı), komplike deri ve yumuşak doku enfeksiyonları, karın içi enfeksiyonlar (safra kesesi enfeksiyonu, karın içi abseler, peritonit, divertikülit vb.) ile kan dolaşımı enfeksiyonları (bakteremi) olarak sıralanabilir. Söz konusu enfeksiyon hastalıklarının geliştiği her olguda sepsis ve bunun ileri evreleri ile her zaman karşılaşılması söz konusu değildir. Sepsis gelşme olasılığını artıran bazı kolaylaştırıcı faktörler söz konusudur. Bunlar; ileri yaş (65 yaş ve üstü), bebeklik ve çocukluk altta bağışıklık sistemini baskılayan hastalığı olan olgular, bağışıklık sistemi baskılayacak türden ilaç alan hastalar ile çok ilaca dirençli bakteriler ile gelişen enfeksiyon hastalıklarıdır. Bir hastada bir enfeksiyon hastalığının varlığını değerlendirirken altta yatan kolaylaştırıcı faktörleri de göz önünde bulundurmak sepsis’li olguya yaklaşımda önemlidir.

Günümüzde tüm dünya için en önemli tehditlerden birisini de çok ilaca dirençli mikroorganizmalar ile gelişen enfeksiyon hastalıkları oluşturmaktadır. Dirençli mikroorganizmalar ile gelişen gerek toplum kökenli enfeksiyon hastalıkları gerekse hastanede yatan hastalarda gelişen enfeksiyonlar, elde tedavi amacıyla kullanılabilecek antimikrobiyal ilaçların sınırlı olması hatta bazen elde mevcut olmaması nedeniyle, tedavide güçlüklere hatta başarısızlıklara neden olmaktadır. Bu durum hastalarda sepsis ve buna bağlı ciddi sonuçların gelişebilmesine zemin hazırlamaktadır. Antimikrobiyal ilaçların bilinçsiz ve gelişigüzel kullanılması mikroorganizmalarda direnç gelişimine yol açan en önemli faktördür.”

Doç. Dr. Kaya Süer ;13 Eylül Dünya Sepsis Günü nedeniyle Türk Klinik Mikrobiyoloji Enfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği’nin Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu olarak hem sepsis konusuna dikkat çekmek hem de sepsis gelişimine ve ilerlemesine neden olan en önemli faktörlerden birisi olan çok ilaca dirençli mikroorganizma enfeksiyonlarının gelişmesini önlemede antibiyotiklerin gelişigüzel ve hekim önerisi dışında kullanılmaması konusunu vurgulamak istediklerini bildirdi.