Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

Özgürce İfade Edilen Engellenirken Mahrem Olan, Açıklanmayacak Olan Zorla Öğrenilmek İsteniyor!

Özgürce İfade Edilen Engellenirken Mahrem Olan, Açıklanmayacak Olan Zorla Öğrenilmek İsteniyor!

10 TEMMUZ 2013

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu tarafından 10 Temmuz 2013 tarihinde “Torba Yasa” konulu bir basın açıklaması yapıldı. Gezi parkı sürecindeki baskılara da değinilen açıklamada, “Özgürce İfade Edilen Engellenirken Mahrem Olan, Açıklanmayacak Olan Zorla Öğrenilmek İsteniyor!” denildi

Özgürce İfade Edilen Engellenirken Mahrem Olan,

Açıklanmayacak Olan Zorla Öğrenilmek İsteniyor!

8 Temmuz Pazartesi günü İstanbul Valisi’nin Gezi Parkı’nın halka açıldığı beyanı üzerine Gezi Parkı’na gitmek isteyen Taksim Dayanışması polisin olağanlaşan şiddeti ile karşı karşıya kalmış Dayanışmanın bileşenleri gözaltına alınmıştır. Polisin saldırısını ve gözaltıları kınıyor; haklılığı kamuoyunda, yargıda ve diğer tüm alanlarda defalarca kanıtlanmış olan bu mücadele sırasında keyfi ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan vatandaşlarımızın, haklarında hiçbir hukuki işlem yapılmadan serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Bu talebimizle birlikte altını çizmek istediğimiz bir çelişki var:

Gezi Parkı Mücadelesi ile somutlaşan tüm talepler, Anayasa’nın 34. Maddesi’nin “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” ifadesinin verdiği hakla ve Anayasa’nın “Düşünce ve Kanaat Hürriyeti”ni düzenleyen 25. Maddesine uygun olarak dile getirilmiştir.  “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.”

Bu haklı mücadele süresince  düşüncelerini özgürce ifade etmek isteyen insanlara sistematik saldırılar ısrarla sürdürülürken mahrem olanı saklama sorumluluğu olan biz hekimlerden hastalarımızın sırlarını zorla edinmek isteyen bir anlayış torba yasa ile yasalaşıyor.

Yürürlükteki mevzuata ve iç hukuk normu sayılan “uluslararası sözleşmelere” göre herkesin “kişisel  verilerinin korunma” altında olması gerekirken, torba yasa; bunu ihlal ediyor, biz hekimlerde saklı olan mahrem bilgiyi zorla elimizden almak istiyor!

Özgürce ifade edilen engellenirken mahrem olan, açıklanmayacak olan zorla öğrenilmek isteniyor!

Torba yasa ile ne yapılmak isteniyor? Bu konuyu kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

İhlallerin Yasası olamaz! Yasalar Ancak İhlallere Karşı Hakları Korumak İçin Olmalıdır.

2 Temmuz 2013’te TBMM gündemine yasalaşmak üzere getirilen torba tasarının adı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”.

Meclis gündemindeki torba yasa ile hastalara ait her türlü verinin, hastanın onamı olmadan, resmi ve özel sağlık hizmeti ayrımı yapılmadan toplanması, hekimin buna aracılık etmesi yasalaşıyor. Bu, mesleğimizin onurunu ayaklar önüne sermek isteyen bir girişimdir!

Sağlık hizmeti almak üzere aile hekiminize, hastane polikliniklerine ya da bir özel hekiminizin muayenehanesine gittiğinizde biz hekimler sizlere yakınmalarınız ve sağlık durumunuzla birlikte özgeçmişinize dair;

– cinsel yaşamınız, partnerinizle ilişkiniz, doğum kontrol yöntemi kullanma durumunuz, kaç kere gebe kaldığınız, kürtaj yaptırıp yaptırmadığınız,

– psikolojik durumunuz ve buna neden olan bütün sorunlarınız ve sizi kuşatan herkese dair düşünceleriniz,

– alkol, sigara, madde kullanma alışkanlıklarınızı soruyorsak eğer,

bunları sadece sizleri daha iyi değerlendirmek ve iyi bir sağlık hizmeti vermek adına yapıyoruz ve aldığımız eğitim ve ettiğimiz yemin gereği de bu bilgiyi üçüncü kişilerle paylaşmıyoruz.

Dünya Hekimler Birliği Hasta Hakları Bildirgesi, tıp mesleğinin desteklediği ve geliştirdiği bazı temel hasta haklarını dile getiren temel bir metindir. Bildirgeye göre;

-Hastanın sağlık durumu, tıbbi durumu, tanısı, prognozu ve tedavisi, kişiye özel diğer tüm bilgileri ölümünden sonra bile gizli tutulmalıdır.

– Hastanın kimliği ile bağlantı kurulabilecek tüm veriler korunmalıdır.

– Bu koruma verilerin arşivlenme yöntemine uygun olmalıdır. Kimliğe ait verilerin elde edilebildiği insan ürünleri de aynı biçimde korunmalıdır.

Biz hekimler; hasta haklarının ve gizliliğinin korunması konusunda temel etik değerleri yaşamımızın ve mesleğimizin en temel ilkesi yapmayı öğrenerek diploma aldık. Tıp fakültelerinde hekim adaylarına bu ilkeleri anlattık. Ve tıp eğitiminde hep, sağlık hizmeti veren hekimlerle öteki kişi veya kurumların bu hakları tanıma ve destekleme konusunda ortak sorumlulukları bulunduğunun altını çizdik.

Hükümet, kadın bedeni üzerinde denetim kurmayı hedefleyen politikalarından ne zaman vazgeçecek?  

Hükümetin kadın bedeni üzerinde denetim kurmayı hedefleyen politikalarına da aracılık edecek olan torba yasa tasarısı; her gün beş kadının cinayetle öldürüldüğü bir ülkede kadınların tüm mahrem alanına da müdahale ederek kadınları fişlemek istiyor.

Biz kadın hekimler torba yasanın sağlık hizmeti alan tüm vatandaşlar ve özellikle de kadınlar için ne anlama geldiğini paylaşma sorumluluğu duyuyoruz. Bu yasa değişikliği;

– Mahremiyeti ihlal ediyor.

-Bu ihlal özellikle biz kadınları tehdit ediyor.

– Her tür özel bilgiyi sağlık bakanlığının erişimine açık hale getirmek istiyor.

– Hastalarla ile ilgili bilgilerin üçüncü şahıslarla, şirketlerle paylaşılmasına olanak veriyor.

– Bilgileri merkezi kayıtta toplayarak korunmasını güçleştiriyor, çalınmasını ya da satılıp kullanılmasını kolaylaştırıyor.

– Hasta hekim ilişkisinde olmazsa olmazı olan güven ve saygı ilişkisini bozmak istiyor.

– Bilgilerin ele geçirilmesi endişesi ile hekimine gitmekten ya da sağlığına dair bilgileri paylaşmaktan çekinenlerin sağlık sorunlarını çözmemizi engelliyor.

Hastalarımızın mahremini kayda geçirip paylaşmak onursuzluktur. Kimse biz hekimlerden bu onursuzluğu beklemesin!

Anayasa’nın “Düşünce ve Kanaat Hürriyeti”ni düzenleyen 25. Maddesi,  “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” derken parklarda düşüncelerini ifade etmek isteyen insanlara saldıran anlayış; yürürlükteki mevzuata ve iç hukuk normu sayılan “uluslararası sözleşmelere” göre herkesin  “korunma altında olması gereken kişisel  verilerini” öğrenmek istiyor. Biz hekimlerde saklı olan mahrem bilgileri zorla elimizden almak istiyor! Bu nasıl bir çelişkidir?

 “Mahremiyet hakkınıza” kimsenin dokunmasına izin vermeyin.

İhlallerin yasası olamaz!

Yasalar ihlallere karşı hakları korumak için olmalıdır.

Torba yasa önerisine engel olunmalıdır!

 

Türk Tabipleri Birliği

Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu