Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

HASUDER: Şiddet Toplumsal Barışı Tehdit Eder Duruma Gelmiştir

Şiddet Toplumsal Barışı Tehdit Eder Duruma Gelmiştir

 Herkesi bir kez daha kendi davranışları üzerinde düşünmeye çağırıyoruz!

İstanbul’da Gezi Parkında başlayan eylemlere polisin sert müdahalesi ve arkasında yurt genelinde başlayan gösteriler endişe verici bir boyuta ulaşmıştır. Göstericilere karşı polis yoğun bir biçimde biber gazı kullanmış ve şiddet uygulamıştır. Bu süreçte çok sayıda insan yaralanmış, gerilimli, endişe verici bir ortam oluşmuştur. Şiddetin giderek yaygınlaşması toplumsal barışı tehdit eder hale gelmiştir. Toplumsal barış; istikrar, kalkınma, adalet, can ve mal güvenliğinin yanı sıra sağlığın da ön koşuludur. Bu nedenle toplumsal barış son derece önemlidir, barışın korunması ve yaşatılmasında tüm taraflar gerekli çabayı göstermelidir.

Toplumda oluşan bu gerilimin nedenlerini aramak ve çözüm üretmek gerekir.  Gerilimin artmasına yol açan nedenlerin arasında politikacıların uzun zamandır çok sert söylemleri, polisin sert müdahalesi, dayanışmanın azalması, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, adalete olan güvensizlik, kayırmacılık, partizanlık, yönetim süreçlerine toplumun katılamayışı, uzlaşma eğilimlerinde ve problem çözme becerilerimizdeki yetersizlik ve yaşanan anti-demokratik tutumlar gibi pek çok etmen sayılabilir.  Ancak bu konular daha derinlemesine bilimsel çalışmalarda ele alınmalıdır.
Demokrasinin göstergelerinden biri de temel hak ve özgürlüklere karşı takınılan tutumdur. Demokratik toplumlarda alınan kararlara karşı itiraz etme, demokratik barışçıl yöntemlerle tepki gösterme hakkı vardır. Demokratik yönetimler temel hak ve özgürlüklere saygılı olmalıdır. Toplum liderlerinin inatlaşma, meydan okuma, tehdit olarak algılanabilecek mesajları toplumda gerilimin yükselmesine ve çatışmaların artmasına neden olabilir.

Şiddet tüm dünyada yaygın olmakla birlikte, bölgemizde çok daha belirgin bir risk etmenidir. Bu coğrafyada savaş ve terör sonucu sayısız insan yaralanmış, sakat kalmış ve ölmüştür. Yaşanan olaylar toplum sağlığını ciddi biçimde etkilemiştir.  Ülkemizde 30 Mayıs gününden bu yana tanık olduğumuz şiddet toplum sağlığı açısından önemli ve önlenebilir bir etmendir.  Kamu yetkilileri toplumun sağlık ve güvenliğini, bireylerin beden, akıl ve sosyal bağlamda bütünlüğünü korumakla yükümlü olduklarını unutmamalıdırlar.

Şiddetten kurtulmak ve toplumsal barışı sağlayabilmek için, temel hak ve özgürlüklerin kullanılabilmesi, iktidardan bağımsız adalet sisteminin kurulması, gelirin toplumda dengeli dağılımı, diyalog, tartışma, uzlaşma ve hoşgörü kültürünün geliştirilmesi, farklılıklara saygı gösterilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, bugün her zamankinden daha çok toplumun demokrasi, barış, uzlaşı, adalet, farklılıklara saygı ve hoşgörüye ihtiyacı vardır. Çalışma alanı toplum sağlığı olan bir meslek gurubunun temsilcileri olarak başta kamu yöneticileri olmak üzere herkesi toplumsal barışa katkı vermeye, birbirimizi anlamaya ve sağduyuya çağırıyoruz.

05.06.2013

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği

(HASUDER) Yönetim Kurulu