Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

Dergilerden

Cordero E, Pérez-Romero P, Moreno A, Len O, Montejo M, Vidal E, Martín-Dávila P, Fariñas MC, Fernández-Sabé N, Giannella M, Pachón J; The Novel influenza A (H1N1) Study Group of the Spanish Network for Research in Infectious Diseases (REIPI). Pandemic influenza A(H1N1) virus infection in solid organ transplant recipients: impact of viral and non-viral co-infection. Clin Microbiol Infect 2011 Jul 25. [Epub ahead of print]

Solid Organ Transplant Alıcılarında Pandemik İnfluenza A (H1N1) Virus İnfeksiyonu: Viral ve Viral Olmayan Koinfeksiyonun Etkisi

Bu çalışmada, pandemik influenzanın solid organ transplant alıcılarında, yalnızca direkt morbidite ve mortalite üzerine etkisinin olmayıp, aynı zamanda özellikle de erken posttransplant dönemde, graft fonksiyonlarını da bozabilecek indirekt etkilere sahip olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle yazarlar, solid organ transplant alıcılarında ve organ vericilerinde aşılamanın artırılmasını önermektedirler. Ayrıca çoğunlukla diyabetik hastalar ve ciddi olgularda, klinisyenin viral olmayan koinfeksiyonlardan haberdar olmaları gerekmektedir.

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1469-0691.2011.03537.x/pdf

Lavrentieva A, Papadopoulou S, Kioumis J, Kaimakamis E, Bitzani M. PCT as a diagnostic and prognostic tool in burn patients. Whether time course has a role in monitoring sepsis treatment. Burns 2011 Oct 28. [Epub ahead of print]

Yanıklı Hastalarda Tanısal ve Prognostik Faktör Olarak PCT. Sepsis Tedavisinin Monitörizasyonunda Zamanın Rolü

Bu çalışmada, yanıklı hastalarda prokalsitonin (PCT) düzeyinin prognostik değerinin saptandığı ve yoğun bakım izlemi sırasında bakteriyemi ile birlikte olan ya da olmayan infeksiyöz komplikasyonları olan hastalarda, tanısal araç olarak kullanılabileceği vurgulanmaktadır. Yazarlar, yanıklı yoğun bakım hastalarında antibiyotik tedavisinin etkinliğinin takibinde günlük PCT ölçümlerinin yararlı olabileceğini, ancak mortalite hızlarının ve maliyet etkinliğinin gösterileceği iyi planlanmış çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtmişlerdir.

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0305417911002634

Cataldo MA, Tacconelli E, Grilli E, Pea F, Petrosillo N. Continuous versus intermittent infusion of vancomycin for the treatment of Gram-positive infections: systematic review and meta-analysis.  J Antimicrob Chemother Epub 2011 Oct 25.

Gram Pozitif İnfeksiyonların Tedaviside Sürekli veya Aralıklı Vankomisin İnfüzyonu; Sistemik Derleme ve Metaanaliz

Bu çalışmada, aralıklı vankomisin infüzyonu ile karşılaştırıldığında, sürekli infüzyonun daha düşük bir nefrotoksisite riski ile birlikte olduğu gösterilmiştir. Yazarlar çok merkezli, infüzyon metodunun randomize edildiği, uygun hasta sayılarına sahip ve vankomisin konsantrasyon ölçümlerinin ve değerlendirmelerin standardize edildiği çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaktadırlar. Ayrıca yazarlar vankomisin uygulamasının, AUC/MİK açısından mortalite hızının ve farmakodinamik aktivite üzerindeki etkilerin araştırılmasını önermektedirler.

http://jac.oxfordjournals.org/content/67/1/17.abstract

Garey KW, Ghantoji SS, Shah DN, Habib M, Arora V, Jiang ZD, Dupont HL. A randomized, double-blind, placebo-controlled pilot study to assess the ability of rifaximin to prevent recurrent diarrhoea in patients with Clostridium difficile infection. J Antimicrob Chemother. 2011 Dec;66(12):2850-5.

Clostridium difficile İnfeksiyonu Olan Hastalarda Tekrarlayan İshali Önlemek İçin Rifaksiminin Etkinliğini Değerlendiren Randomize, Çift-Kör, Plasebo Kontrollü Pilot Çalışma

Bu çalışmada; standard antibiyotik tedavisinden hemen sonra 20 günlük oral rifaksimin uygulamasının, Clostridium difficile infeksiyonu olan hastalarda, tekrarlayan ishali belirgin bir şekilde azalttığı vurgulanmaktadır. Ayrıca araştırmacılar çalışmanın, önemli farklılıkları göstermek için yeterli bir gücü olmamasına rağmen, oral rifaksimin verilen hastalarda C. difficile infeksiyonunun tekrarının daha düşük hızlara sahip olduğunu ve bu bulguların öneminin daha büyük çalışmalarla gösterilmesine ihtiyaç duyulduğunu belirtmişlerdir.

http://jac.oxfordjournals.org/content/66/12/2850.abstract

Ling DI, Pai M, Davids V, Brunet L, Lenders L, Meldau R, Calligaro G, Allwood B, van Zyl-Smit R, Peter J, Bateman E, Dawson R, Dheda K. Are interferon-γ release assays useful for diagnosing active tuberculosis in a high-burden setting? Eur Respir J. 2011; 38(3): 649-56.

İnterferon Gamma Salınımına Dayalı Testler Hasta Yoğun Bölgelerde Aktif Tüberküloz Tanısında Yararlı mı?

Gamma interferon salınımına bağlı testler (IGRA) latent tüberkülozun tanısı için kullanılmaktadırlar. Bu çalışmada hasta yoğun böllgelerden bir olan Güney Afrika’da, 1) Acaba yanıtın büyüklüğü ayrıcı tanıda işe yarar mı?, 2) Yayma negative hastaların tanısında yararlı olabilir mi?, 3) IGRA testleri aktif tüberkülozun dışlanmasında yararlı olabilir mi? sorularına yanıt bulmak amacıyla, piyasada bulunan iki test ele alınmıştır (QuantiFERON®-TB Gold In-tube (QFT-GIT) ve T-SPOT®.TB) Çalışmaya Cape Town’dan 395 hasta (%27’si HIV ile infekte) dahil edilmiştir. IGRA testlerinden Quantiferon duyarlılığı %76 ve özgüllüğü %42, T-SPOT duyarlılığı %84ve %47 olarak bulunmuştur. Interferon gamma yanıtı tüberküloz olan grupta daha yüksek olarak bulunmuştur (p<0.0001). Kültür-negatif hastalarda, negatif kestirim değeri QFTda %85-87, T-SPOT’da %87-92 ve akciğer grafisi %98 olarak saptandı. Sonuç olarak yoğun hasta olan bölgelerde IGRA kullanımı aktif tüberkülozun dışlanmasında akciğer grafisi kadar yardımcı olamamıştır.

http://erj.ersjournals.com/content/38/3/649.long

Arda B, Aciduman A, Johnston JC. A randomised controlled trial of ribavirin in Crimean-Congo haemorrhagic fever: ethical considerations. J Med Ethics. 2011 Oct 12.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Tedavisinde Ribavirin için Randomize Kontrollü Çalışma: Etik Değerlendirmeler

Randomize kontrollü çalışmalar, kantitatif, karşılaştırmalı ve kontrollü bilgi sunarak, farmakoterapide paha biçilmez yararlar sağlarlar. Bu çalışmalar genellikle etik kurallarla birikte klinik uygulamalar üzerine kuruludurlar. Ancak, potansiyel olarak öldürücü olan bir hastalıkta, bir tarafın ilaç almaktan mahrum kalmasına karar vermek için çalışmanın gerekliliği düşüncesi yeterli olmayabilir. Bu durumda, randomizasyon için kriterler, aydınlanmış onay, yöntem ve zamanlama tıbbi etiğin sınırları içerisinde yer alır. Bu yazı, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi tedaviside ribavirin kullanımı için randomize kontrollü çalışma gereksinimini tıbbi, virolojik ve etik literatur ışığında irdelemekte ve böyle bir çalışmanın etik açıdan sorunlarını ele almaktadır.

http://jme.bmj.com/content/early/2011/10/12/medethics-2011-100107.abstract