Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

KLİMİK Derneği’nin Türk Tabipleri Birliği’ne Gönderdiği Tıpta Uzmanlık Tüzüğü Hakkındaki Açıklaması


8-294
4 Temmuz
2002

Türk
Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Koordinasyon Kurulu (TTB-UDKK)
Başkanlığına

İlgi. 25
Haziran 2002 tarihli yazınız

Klinik
Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları(KLİMİK) Derneği Yönetim Kurulu’nun
Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hakkındaki görüşleri 
ekte sunulmuştur.


Tüm
uzmanlık derneklerinin TTB-UDKK çatısı altında 
tüzüğe karşı gerekli  mücadeleyi
yürüteceğine inanıyoruz.

Saygılarımla

Prof Dr
Recep ÖZTÜRK
Genel
Sekreter

Eki:KLİMİK
Derneği’nin Tıpta Uzmanlık Tüzüğü Hakkındaki Görüşü


Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon
Hastalıkları(KLİMİK) Derneği  Yönetim
Kurulu’nun Tıpta Uzmanlık Tüzüğü Hakkındaki Görüşleri:


 Sağlık
Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 19 Haziran 2002’de onaylanarak Resmi
Gazete’de yayınlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğü 
ilgili uzmanlık alanlarının kurum ve uzmanlık derneklerinden görüş
alınmadan ve  dünyadaki eğilimleri
dikkate almadan hazırlanmıştır.


Uzun
yıllardır uzmanlık derneklerinin kendi bünyelerinde ve TTB-UDKK çatısı altında
yaptıkları çalışmalar sayesinde edinilmiş bilgi ve tecrübe birikiminden
yararlanılma yoluna gidilmemiş ve tüzük gereği kurulacak kurumlarda uzmanlık
derneklerinin temsil edilmesine olanak sağlanmamıştır.


Uzmanlık
dernekleri ve eğitimi bizzat veren kurumların(Tıp Fakültesi Anabilim Dalları,
Eğitim Hastanesi Klinik Şeflikleri) görüşlerine baş vurmadan
hazırlandığından,  KLİMİK Derneği olarak
tüzüğe genel olarak ilkesel açıdan karşı çıkıyoruz. Uzmanlık alanlarının kazanım
veya kayıplarının ötesinde çağın gerektirdiği katılım ilkesini çiğneyen tüzüğün
getirdiği bir kaç yeniliği öne sürüp bu kadarı şimdilik yeter anlayışı, ilerde
tüm uzmanlık alanlarını etkileyecek kaotik bir ortamın doğmasının ana sebebi
olacaktır.


Tüzüğün
toplu olarak reddedilmesini savunmakla birlikte genel çelişkiler ve uzmanlık
alanımızın tüzükle ilişkili sorunlarını aşağıda maddeler halinde
özetleyeceğiz.


 1.Tıpta
Uzmanlık Tüzüğü, Tıpta Uzmanlık Kurulu, Eğitim Kurumlarını Değerlendirme
Komisyonu , Uzmanlık Dalları Eğitim ve Müfredat Komisyonu oluşturulmasını
öngörmöktedir. Bu kurullara atamada her hangi bir özellik belirlenmeyen tüzükte,
Tıpta Uzmanlık kurulu tarafından belirlenecek sınav jürilerine girmek için
uluslararası indekslere kayıtlı dergilerde üç makale zorunluluğu
getirilmektedir. Ülkemizde bilimsel seviyenin yükseltilmesi için girişimler
yapılmasını olumlu karşılamakla birlikte, sınav jürilerini seçen tıpta uzmanlık
kurulu ve diğer komisyonlar için atanacaklar kişilerde belirli özelliklerin (her
üst kurulda artan bir seviye arayan şartlar) tüzükle belirlenmesi gerektiğini
savunuyoruz.


Uzmanlık
dalları eğitim ve müfredat komisyonuna ancak ilgili dalın uzmanı ve halen o
uzmanlık alanıyla ilgili kurumlarda aktif olarak çalışmakta olan profesör veya
şeflerin atanabileceği tüzükte açıkça belirtilmelidir.


 2.
Tüzükler hak kaybına neden olmamalıdır. Tüzükte kazanılmış eğitim ve öğretim
hakları saklı kalacak denmekle birlikte, uzmanlık alanları kaldırılan veya
“ayrılanlar” için devam edecekleri ve vazgeçecekleri eğitim alanı hakkında altı
ay içinde kişinin  kendi istemi dikkate
alınarak Tıpta Uzmanlık kurulunun karar vereceği belirtilmektedir.  Kişinin yıllarını vererek kazandığı bilgi ve
birikiminin yarısından veya bir kısmından vaz geçmeye zorlanması açık bir hak
kaybıdır ve hak kaybına uğrayan kişinin hakkından kendi isteğiyle vaz geçmesi
istenmektedir.


 3. Tüzükler belirsizlik içermemelidir. Tüzükte
dalları kaldırılan veya ayrılan ifadeleri yer almaktadır. Kaldırılan dallar veya
ayrılan dallar hangileridir?  Örneğin
Deri ve Zührevi Hastalıklar’ın- Dermatoloji, Göğüs Hastalıkları ve
Tüberküloz’ün-Göğüs Hastalıkları, 
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji’nin- Enfeksiyon
Hastalıkları şeklinde isim değişikliğine uğraması var olan fonksiyonlarında bir
değişikliği beraberinde getirecek midir? Ayrılmadan kasıt nedir? Normalde
ayrılan dalların isim ve fonksiyon olarak bir kısmı başka bir anadal olarak
belirlenmesi gerekirken tüzükte buna uyan bir dal yok gibi gözükmektedir.


 4. Tüzükle
eski haklar korunacak denmekle birlikte, uzmanlık dalları ayrılmış olduğu ileri
sürülecekler hak kaybına uğrayacaktır. Örneğin dört yıllık iki ayrı daldan her
ikisi de yeni tüzükle beş sene olsun; bu uzmanlık alanlarında  aynı dönemde uzmanlık öğrenciliğine başlayan
bir asistan dört yılda(eski tüzüğe bağlı kalabiliyor), dalı ikiye ayrılan veya
kaldırılan asistan beş yıllık veya önerilen uzatılmış sürede bitirecektir. 


Aynı olay
son TUS sınavıyla kazanan iki kişi arasında da olacaktır. Örneğin aday eski
tüzükte dört, yeni tüzükle beş yıllık bir uzmanlık alanını seçip, Nisan 2002 TUS
sınavına girmiş olsun. Bir asistan 18 Haziran, diğer asistan 20 Haziran 2002’de
göreve başladığında aynı duygu ve beklentilerle aynı dalı tercih eden iki
adaydan biri bir yıl daha uzun bir süre uzmanlık öğrenciliği
yapacaktır.


5. Tüzükler kanunlarla çelişemezler.
2547 sayılı yasanın Öğretim
Üyelerinin Görevlerini belirleyen 22 maddesi a bendinde , öğretim üyelerinin
görevleri için
Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve
ilkelere uygun biçimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim ve
uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri
yönetmek” denmektedir. Yeni tüzükte (madde 11) kurum veya kişinin eğitim
hakkının kaldırılmasından bahsedilmektedir. Kanunla verilmiş lisans üstü eğitim
hakkı bir tüzük hükmüyle ortadan kaldırılabilecektir. Eğitim hastanelerinde
görev yapan şefler de aynı kategoride ele alınabilir. 


6. Bu genel çelişkiler dışında tüzükle
enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanının ismi
enfeksiyon hastalıkları olarak değiştirilmiş, var olan üç yan dal(immunoloji,
allerji, hematoloji) kaldırılmış ve yeni bir yan dal hakkı verilmemiştir.


Bilindiği gibi 1947’den beri uzmanlık
alanımızın isminde klinik mikrobiyoloji fonksiyonumuza atıf yapan isimler(klinik
bakteriyoloji, klinik mikrobiyoloji vb) hep yer almıştır.


1997’de Danıştay onayından geçen tüzük
taslağında ve TTB-UDKK’nin 2000 yılında Sağlık Bakanlığı’na sunduğu öneri
metninde ismimiz enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji  olarak yer alırken, hangi gerekçelerle
uzmanlık alanımızın adının değiştirildiği belli 
değildir. Yan dal haklarının iptali ve yeni yan dal hakkı verilmeme
nedenini de anlamak mümkün değildir.


Sağlık Bakanlığı’na tüzükle ilgili
dernek önerilerimiz sözlü ve yazılı olarak 
pek çok defa sunulmuş olmakla birlikte yapılan yanlışta ne yazık ki israr
edilmiştir.


KLİMİK
Derneği Yönetim Kurulu olarak, bu yapılanların bilimsel hiçbir gerekçesi
olmadığını, bilime aykırı olduğunu , ülke tıbbına ve toplum sağlığına geri
dönülmez zararlar vereceğini düşünüyor, bütün uzmanlık derneklerinin TTB-UDKK
çatısı altında bu tüzüğe karşı ortak mücadele vermesi gerektiğini belirtiyoruz.


 
KLİMİK Derneği Yönetim
Kurulu