Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

Türk Tabipleri Birliği’nin “Ailem Güvende mi? Ya Sağlığım?” Açıklamasını Destekliyoruz


26 Eylül 2026

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği olarak, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen soruşturma ve operasyonlar kapsamında HIV ile birlikte yaşayan bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen sivil toplum kuruluşları ile bilimsel ve mesleki derneklere yönelik uygulamalar konusunda Türk Tabipleri Birliği tarafından kamuoyuyla paylaşılan “Ailem Güvende mi? Ya Sağlığım?“ başlıklı açıklamayı destekliyoruz.

HIV infeksiyonu artık tedavi edilebilir ve kontrol altında tutulabilir bir kronik hastalıktır. Günümüzde etkili antiretroviral tedavi alan ve virusu baskılanmış kişiler uzun ve sağlıklı bir yaşam sürebilmekte, virusu başkalarına bulaştırmamaktadır (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan, B=B). Ancak bu bilimsel kazanımların topluma yansıması, kişilerin test yaptırmasına, tanılarını öğrenmesine, tedaviye başlamasına ve tedaviyi kesintisiz sürdürmesine bağlıdır. Bu zincirin her halkasını zayıflatan en önemli etken ise damgalama, ayrımcılık ve korkudur. İnfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji hekimleri olarak klinik pratiğimizde bunun sonuçlarını her gün görüyoruz. Geç tanı konan hastalar ileri bağışıklık yetmezliği ve fırsatçı infeksiyonlarla başvurmakta, tedaviye geç başlanması hem hastanın yaşamını tehlikeye atmakta hem de toplumda bulaşmanın sürmesine yol açmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de yeni HIV tanılarının önemli bir bölümünün geç evrede konulması, sorunun ne denli ciddi olduğunu göstermektedir.

HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, sağlık sisteminin tek başına ulaşmakta zorlandığı kesimlere erişen köprülerdir. Bu kuruluşlar doğru ve güncel bilgiyi yaymakta, kişileri ücretsiz ve gönüllü test ve danışmanlık merkezlerine yönlendirmekte, akran desteğiyle tedaviye uyumu artırmakta ve kişilerin sağlık kuruluşlarına güvenle başvurabilmesini kolaylaştırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı (2025-2030) da sivil toplumla iş birliğini, damgalama ve ayrımcılıkla mücadeleyi ve dezavantajlı gruplara ulaşmayı HIV yanıtının temel bileşenleri arasında saymaktadır.

Bu nedenle, HIV alanında çalışan kuruluşların iletişim kanallarının kapatılması ve faaliyetlerinin engellenmesi yalnızca bir hak sorunu değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunudur. Bilgiye erişimin kısıtlanması, test ve tedavi hizmetlerinden uzaklaşmaya, geç tanıya, önlenebilir ölümlere ve yeni infeksiyonlara yol açabilir.

Halk sağlığı; bilimsel bilgiye ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlayarak değil; ancak bilim, haklar, şeffaflık ve güçlü sivil toplum iş birliği ile korunabilir.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Yönetim Kurulu

TTB Duyurusu İçin Tıklayınız