Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

Evcil Hayvan Kuduzu Hakkında Bilgi Notu


16 Ağustos 2026

Kuduz (Rabies), sinir sistemine saldıran bir RNA virusunun neden olduğu ve klinik semptomların ortaya çıkışını takiben ölüm oranı %100’e yakın olan akut gelişen, beyin parankiminin bir infeksiyonu olup, ülkemizde insan kuduzu yılda 1-3 olgu olacak şekilde nadiren tanımlanmaktadır. Yüksek gelirli ülkelerde esas olarak vahşi hayvanlardan insanlara bulaşabilen kuduz, ülkemizde halen aşısız evcil hayvanlardan bulaşabilmektedir. Ülkemizde kuduza yakalanma ihtimali olan ve dolayısıyla temas edilmesi halinde kuduz bulaştırma riski olan hayvan türleri; köpek, kedi, sığır, koyun, keçi, at, eşek gibi evcil hayvanlar ile birlikte kurt, tilki, çakal, domuz, ayı, sansar, kokarca, gelincik gibi yabani hayvanlar olarak tanımlanmıştır. Ülkemizde sağlık kuruluşlarına yıllık 500 binden fazla kuduz riskli temas başvurusu olmaktadır.

Kuduzda hastalık başladıktan sonra herhangi bir tedavi yöntemi olmadığı için, esas olan “temas sonrası proflaksi” dediğimiz yaklaşımdır. Yani kuduz bulaştırma riski olan bir vahşi hayvanla veya kuduza karşı aşılanmamış bir evcil hayvanla riskli bir temastan sonra, uygun yara bakımı ve gerekliyse aşı ve immunoglobulinle hastalığın önlenmesidir.

Tüm hayvan ısırıklarında yaranın derhal bol basınçlı su ve sabunla yıkanması, virus geçişini azaltmada en etkin ilk yardım basamağı olup, ardından %70 alkol veya iyotlu antiseptikler (povidon-iyot) uygulanabilir. Sonrasında kuduza yönelik aşılama gerekip gerekmediğine hayvanın vahşi veya evcil olup olmamasına, evcil hayvansa son bir yıl içinde kuduza karşı aşılanıp aşılanmadığına, temas edilen hayvanın 10 gün süreyle gözlenip gözlenemeyeceğine, yaralanmanın türüne, yerine ve boyutuna göre karar verilir. Bu nedenle yukarıda belirtilmiş tüm vahşi hayvanlarla ve son bir yıl içinde kuduza karşı aşılanmamış evcil hayvanlarla tırmalama, ısırık gibi deri bütünlüğünün bozulduğu bir temas olması halinde, vakit kaybetmeden acilen hekime başvurulmalıdır. Çünkü temas edilen hayvan kuduz virusu taşıyorsa yaralanan kişiye bulaşmaması için, aşı ve immunoglobulin ne kadar erken dönemde uygulanırsa o kadar etkili olacaktır. Klinik tablonun ciddiyeti, yaranın dış görünümünden bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Yüzeyel görünen küçük yaralanmalar dahi hayati açıdan yüksek risk barındırmaktadır. Kuduzda uygun ‘temas sonrası profilaksi’yle hastalık %100’e varan oranlarda engellenebilmektedir.

Son yıllarda ülkemizde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri başta olmak üzere evcil hayvan kuduzu nedenli karantinalar gerçekleşmiş, ne yazık ki insan kuduzu olguları da tanımlanmıştır. Bu bağlamda evcil hayvanların sahipleri veya yerel yönetimler tarafından kuduza karşı aşılanmalarına özen gösterilmesi son derece önemlidir.  Kuduza karşı son bir yıl içinde aşılanmamış evcil hayvan ısırığı ve tırmalamalarında; uygun yara bakımıyla birlikte kuduz profilaksisinin zaman kaybetmeden planlanması ve klinik protokollerin eksiksiz uygulanması amacıyla vakit kaybetmeksizin acil servise başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki, kuduz hastalığında belirtiler başlamadan önce yapılan erken ve doğru aşı/serum uygulamaları hayat kurtaran yegane tıbbi müdahaledir.

Kuduza yönelik temas sonrası profilaksi uygulamalarında T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kuduz Profilaksi Rehberi (2019) uyarınca, hastaneye başvuran vakalarda maruziyetin derecesine göre şu klinik algoritma uygulanılmaktadır:

  • Kategori I (Profilaksi Gerektirmeyen Temaslar)

Hayvanı besleme veya hayvana dokunma, bütünlüğü tamamen korunmuş, sağlam derinin hayvan tarafından yalanması, sağlam deriye salya/sıvı teması.

Klinik Yaklaşım: Yara veya temas bölgesi sabunlu suyla temizlenir. Hastaya kuduz aşısı veya kuduz immünoglobulini endikasyonu yoktur.

  • Kategori II (Aşı Endikasyonu Olan Temaslar):

Çıplak derinin hafifçe sıyrılması, kanama olmaksızın meydana gelen küçük tırmalama, sıyrık veya tırnak izleri (hayvanın son bir yıl içinde kuduz aşısı yapılmamışsa).

Klinik Yaklaşım:

Derhal standart Kuduz Aşısı takvimi (0, 3, 7 ve 14 ya da 28. günlerde toplam 4 doz) başlatılır.

Eğer yaralamayı yapan hayvan gözlemlenebilen bir evcil kedi/köpek ise ve 10 günlük veteriner/klinik müşahede süresi sonunda sağlıklı kalırsa, profilaksi takvimi hekim kararıyla yarıda kesilebilir

  • Kategori III (Aşı ve İmmünoglobulin Endikasyonu Olan Temaslar):

Deri bütünlüğünü bozan tek veya çok sayıda zedeleyici ısırma ve tırmalamalar, açık yara yüzeylerinin, mukozaların (göz, ağız, burun içi) veya bütünlüğü bozulmuş çatlak derinin hayvan salyası ile doğrudan teması, sinir uçlarının en yoğun olduğu bölgelerden gerçekleşen yaralanmalar: Baş, boyun, yüz, el ayası, el parmakları ve genital bölge ısırıkları (Yaranın derinliğine bakılmaksızın doğrudan Kategori III kabul edilir). (hayvanın son bir yıl içinde kuduz aşısı yapılmamışsa).

Vahşi/Yabanıl hayvan (kurt, tilki, çakal, porsuk vb.) veya yarasalarla olan her türlü temas

Klinik Yaklaşım:

Yara temizliğini takiben hastaya vakit kaybetmeksizin hem kuduz aşısı takvimi başlanır hem de virusu lokal olarak nötralize etmek amacıyla kuduz immünoglobulini uygulanır.

KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu