Doğrulama için verilen süre doldu. Lütfen yenileyin.

Şifremi Unuttum

Pozitif Yaşamak: HIV’den Kurtulan İkinci Hasta İngiltere’den

‘POZİTİF YAŞAMAK’

HIV’den Kurtulan İkinci Hasta İngiltere’den

Doç. Dr. Süda TEKİN

Koç Üniversitesi Hastanesi

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Genel Sekreteri

6 Mart 2019

Human Immunodeficieny Virus (HIV); Türkçe’de ‘İnsan Bağışık Yetmezlik Virusu’ ilk defa tanımlandığı 1980’li yıllardan günümüze, din, dil, ırk, cinsiyet ve ülke ayrımı yapmadan hızla yayılmaya devam etmektedir. AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) Türkçe’de ‘Edinilmiş Bağışık Yetmezlik Sendromu’ olarak adlandırılır. AIDS, HIV-pozitif kişide, tedavisiz kalınması durumunda gelişen ciddi infeksiyonların ve kanserlerin oluşturduğu hastalıklar bütününü ifade eder.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün 2017 raporuna göre dünyada yaklaşık 36.9 milyon HIV ile yaşayan insan bulunmaktadır ve bunlardan 21.7 milyonu tedavi altındadır. İnfekte olanların 1.8 milyonu 15 yaş altı çocuklardır. DSÖ verilerine göre 2017 yılında 1.8 milyon kişi HIV ile infekte olmuş ve 940 000 kişi AIDS ile ilişkili hastalıklardan yaşamını kaybetmiştir.

DSÖ’nün kronik hastalıklar listesinde yer alan HIV, 1996 yılından bu yana kullanılan antiretroviral (HIV’ı baskılayan ilaçlar) sayesinde kontrol altında tutulmaktadır. Günümüzde kullanılan antiretroviral ilaçlar virusa karşı oldukça etkili, kullanımları kolay ve yan etkileri oldukça az olan ilaçlardır. Mevcut ilaçlar virusu konaktan (HIV ile infekte kişiden) tamamen temizleyememektedir. Dolayısıyla “kür” (tamamen virusu vücuttan temizleyen) tedavisi yoktur. Ancak bu alanda bilim insanları çalışmalarını sürdürmektedirler.

İlk olarak on yıl önce Berlin’de 40 yaşında HIV-pozitif, aynı zamanda kan kanseri (lösemi) tanısı olan hastaya, virusa doğal bağışıklığı bulunan bir kişiden kök hücre (ilik) nakli yapılmış ve hastada iyileşme görülmüştü. Nakilden sonra HIV’e yönelik tedavisi kesilmiş olan hasta bu alanda yeni bir umut olmuştu. Timothy Brown HIV/AIDS’i yenen ilk hasta olarak bilinmektedir. Brown’a iki nakil yapılmış ve kan kanseri tedavisi için radyoterapi verilmişti. Bu başarılı tedavi yeni bilimsel çalışmaların hız kazanmasını sağlamıştır.

Nature isimli bilim dergisinin Mart 2019 sayısında yayımlanan araştırmaya göre kök hücre tedavisi İngiltere’de HIV pozitif ve kanser tedavisi görmekte olan başka bir hastaya uygulanmış ve virus tespit edilemez düzeye inmiştir. Nature dergisindeki makalede bahsedilen bu hasta kök hücre tedavisi yönteminin başarıya ulaştığı ikinci vaka olarak kayda geçti. Kanser tedavisi gören Londra’daki kişinin hastalığının gerilediği ve artık HIV ilaçları almasına gerek kalmadığı belirtildi. İsmi açıklanmayan erkek hastaya 2003 yılında HIV-pozitif, 2012’de de Hodgkin lenfoma (bir lenf kanseri tipi) teşhisi konmuştu. Hastaya 2016 yılında kemik iliği nakli yapılmış ve 16 ay boyunca antiretroviral tedavi almıştı. Daha sonra hastada HIV tespit edilmemiş ve yaklaşık 18 aydır HIV tedavisi de kesilmiştir. İngiltere’de University College London, Imperial College London, Cambridge ve Oxford üniversitelerinden çok sayıda araştırmacıların açıklamasında tedaviyle HIV’in geriletildiği vurgulanmaktadır.

HIV vücutta bağışıklık sistemi hücrelerinin (CD4) üzerinde bulunan algılayıcıları (CCR5) kullanarak hücreye girmektedir. HIV’e dirençli çok az sayıda kişide bu algılayıcıların değişmiş hali vardır. Böylece virus normalde bulaşacağı hücrelere giremez.  Londra’daki hastada bir tür genetik mutasyona sahip bir kişiden kök hücre alınca HIV’e dirençli hale gelmiştir. Ancak HIV vücutta yıllarca kalabilir. Bilim insanları CCR5’i hedef alan gen terapisinin HIV’i tedavi etmede bir olasılık olduğunu söylemektedirler. Dolayısıyla virusun daha sonraki aşamada yeniden ortaya çıkmaması için takip edilmesi gerektiğini vurgulanmaktadır.

Imperial College London üniversitesinden Profesör Eduardo Olavarria, kök hücre naklinin başarısının HIV/AIDS’in uzun süredir beklenen tedavisinde bir umut sunduğunu belirtmektedir.

Bu alanda çalışmalar hızla devam etmektedir. Ancak HIV için kür tedavi gelinceye kadar HIV-pozitif kişilerin takip ve tedavilerine düzenli gitmeleri, verilen ilaçları doğru şekilde kullanmaları gerekmektedir. HIV/AIDS tüm toplumu ilgilendiren bir infeksiyon hastalığıdır. Klimik Derneği HIV/AIDS Çalışma Grubu olarak hastalığın bulaşma yollarının bilinmesi, pozitif kişilerin tedavilerine uyum göstermesi ve HIV-pozitif kişilerin dışlanmaması gerektiğini bir kez daha anımsatmaktayız.

Kendinize bir iyilik yapın ve DURUMUNUZU BİLİN!